Monday, July 22, 2013

Uykusuz gazeteciler...

Turkiye'nin 5'inci Basın Sorumlusu olarak görev yaptığım Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nin ise üçüncü yüz nakli operasyonu Prof. Dr. Ömer Özkan başkanlığındaki ekip tarafından başarı ile gerçekleştirildi. Operasyonu kamuoyuna duyuran basın mensupları ile bizimle birlikte hiç uyumadan ertesi günün akşamına kadar görev yaptılar. İşte o haber çalışmalarından objektifime takılanlar :)

























 

Wednesday, May 29, 2013

Çayınızı dumanı tüterken mi içmeyi seviyorsunuz?

Çayınızı dumanı tüterken mi içmeyi seviyorsunuz? Kötü bir haber içmeden önce onu bir parça soğutmanız gerekecek. Yurtdışında kabul görüp yayınlanan bir araştırmaya göre dumanı halen tüten, sıcak içeceği 2 dakika içinde tüketenlerin diğer kişilere göre gırtlak kanserine yakalanma riski 5 kat daha fazla olduğu iddia ediliyor. Uzmanlar kanser riskini kendinizden uzak tutmak için 4 dakika kadar içeceğinizin ılık hale gelmesini beklemenizi tavsiye ediyor.

Wednesday, May 22, 2013

Fotoğraflarla bir zamanlar Ankara...

Bu slaytlar 26 Aralık 2007 tarihinde mail yoluyla bir arkadaşımdan geldi. Fotoğraf sanatçısı Othmar Pferschy'e bize yıllar öncesini yaşattığı için teşekkürler...


Wednesday, May 8, 2013

Fırtınanın geçmesini beklerseniz çok beklersiniz

Hayat, fırtınanın geçmesini beklemek yerine fırtınada dansetmeyi becerebilmektir !!! Fırtına hiç geçmez...


 

Bakış açınızı değiştirebilir misiniz?

Bir varmış bir yokmuş, kadın sabah kalkmış, aynaya bakmış ve kafasında yalnız üç tel saç görmüş.
"Hımm, demiş galiba bugün saçımı örgü yapacağım!!."
Öyle de yapmış, günü de harika geçmiş!!.
Ertesi gün kalkmış,
aynaya bakmış,
Kafasında iki tel saç kalmışmış....
"Hımm" demiş,
"Bugün saçımı ikiye ayıracağım demiş."
Dediğini de yapmış, harika bir gün geçirmiş..
Bir ertesi gün yine kalkmış,
aynaya bakmış, kafasında tek tel saç var.
"Tamam, tamam demiş...artık bugün at kuyruğu yaparım..."
Öyle de yapmış, ve çok çok güzel bir gün geçirmiş...
Daha bir ertesi gün aynaya baktığında,
Kafasında bir tek tel bile kalmamışmış!!!.
"Vayyy!" diye bağırmış.
"Bugün saç derdim yok!!!!"
Bakış açısı herşeydir!!!.
 
Bakış açısını değiştirmek çok zor ben son zamanlarda bunu deniyorum, tavsiye ederim.

Tuesday, May 7, 2013

Gülümsemeye devam

- İyi günler ben Yeşim nasıl yardımcı olabilirim.. .
- Hörmetler Akbank'ın telefonunu verir misiniz ???
- Beyeefendi burası Yapı Kredi... 118 değil...
- Allah Allah... biz bilmiyor muyuz ... İkiniz de bankasınız işte...   Ölürmüsün bi yardımcı olsan...
- Bilmiyorum telefonu beyefendi...
- Bilen biri vardır bir sor bakalım yanındakilere. ..
- Kimse bilmiyor beyefendi...
- Ne zaman sordunda cevap veriyorsun.. .. Kafasız....

Bir banka diyalogu...

- İyi günler Ben Melek nasıl yardımcı olabilirim.. .
- Pınar hanım orada mı ???
- Yok, su anda... Ben nasıl yardımcı olabilirim ??
- Yok.. bana Pınar hanım lazım...
- Bankayla ilgili değil mi ?
- Yok.. Başka bisey soracaktım...
- Burada sadece bankacılık hizmeti verilir... Tanıyorsanız cebinden arayın...
- Sende var mı cebi ?
- Hayır yok...
- Valla bul şunu be.... Peki, çıktığı biri var mı ? Biliyor musun ?
Telefon kapatılır...

Biraz gülmek iyi gelir

- İyi Günler Ben Nazlı. Nasıl Yardımcı Olabilirim.
- Kredi Kartım Ne zaman Gelir Bankadan vermiyorlar eve gelecekmiş...
- World Kart mı ?
- Evet...
- İsminiz Nedir ?
- Haluk 
 - Ne zaman başvurdunuz ?
- Ben başvurmadım...
- Başvurmadıysanı z neyini soruyorsunuz beyefendi...
- Televizyonda gelin size de kredi kartınızı verelim diyor sunuz ya....
- Beyefendi başvurmadan kart verilir mi hiç !!??
- Öyle desene be kardesim.... ..bu reklamlar çok üç kağıtçı....

Dürüstlük mü saflık mı siz karar verin :)))

- İyi Günler Ben Sinan Nasıl Yardımcı Olabilirim ?
- İyi günler Araba almak İstiyorum da..
- Pardon..??? Haaa.. Kredi için mi Arıyorsunuz ?
- Evet.. Araç Kredisi...
- Faiz Oranlarını mı Öğrenmek İstiyorsunuz ??
- Hem Onu, Hem de kaç para verirsiniz.. .
- Alacağınız aracın modeline göre değisir üstelik 0 km alıyorsanız, Arabayı satın alacağanız yer hallediyor bu islemleri...
- Ya biz biyerden araba almıycaz arabamız var zaten...
- Peki, neden öğrenmek isitiyorsunuz ?
  - Babam arabayı bana satıyormus gibi göstericek..sizden para alıcaz.
Bi düğün muhabbeti varda ben çalısmıyorum bu yüzden tüketici kredisi alamıyorum. Biz size ara ara öderiz onu.
- valla çok açık sözlüsünüz ama bu sekilde size kredi vermezler.araba kaç model ?
- 92 kartal...
- çok az kredi çıkar...
- canım 2000 model pejo deriz...
- Oldu, Oldu... Siz gidin hemen bir şubeye... bana anlattığınız gibi anlatın...
- oldu iyi günler çok saolun...

Bir banka diyaloğu :)))

- İyi Günler Ben Sedef Nasıl Yardımcı Olabilirim.. .
- Kaç Para ?
- Pardon ????
- Borcum... Kaç para kardesim ???
- Beyefendi, Siz kimsiniz ???
- ..... şerefsizleri ............ .... günde 10 sefer arıyorsunuz borcu ne zaman yatırıcan diye simdi de tanımıyormusunuz.
- Beyefendi küfretmeyin günde binlerce insan arıyor nerden bileyim siz kimsiniz?
- Selim Yurd... Ben...
- Kayıtlarınıza Ulaşıcam bi saniye Evet 1350 lira 80 yeni kuruş borcunuz var...
- Bu mu yani olay ??? Koca banka ben Parayı verince rahatlaycak mı ?
- Beyefendi... Bu bir borç ve gecikmiş bir borç ödemeniz gerekir...
- Ben de biliyorum onun için aradım iste. Adamı hasta ettiniz be..10 gündür.. Neyse Yolla Birini Alsın Parayı..
- Beyendi siz getireceksiniz parayı...
- Ne demek yolla birini alsın parayı.. bir de orda sıra bekliycem...
oldu be, dükkanımı kapatayım... Şubeden birini gönderin öyle ise... Bi de akıl veriyor... ben söyledim siz gelip almadı nız .... Arayın beni de isteyin parayı... Alırsınız ...

Halil İbrahim bereketi

Vaktiyle birbirini çok seven iki kardeş varmış. Büyüğü Halil. Küçüğü ise İbrahim...
Halil, evli çocuklu. İbrahim ise bekârmış... Ortak bir tarlaları varmış iki kardeşin... Ne mahsul çıkarsa, iki pay ederlermiş. Bununla geçinip giderlermiş... Bir yıl, yine harman yapmışlar buğdayı. İkiye ayırmışlar. İş kalmış taşımaya.
Halil, bir teklif yapmış :
İbrahim kardeşim; Ben gidip çuvalları getireyim. Sen buğdayı bekle.
Peki, abi demiş İbrahim

Halil gitmiş çuval getirmeye... .
O gidince, düşünmüş İbrahim: Abim evli, çocuklu. Daha çok buğday lazım onun evine
Böyle demiş ve kendi payından bir miktar atmış onunkine...
Az sonra Halil çıkagelmiş.
Haydi İbrahim. Demiş, önce sen doldur da taşı ambara.
Peki abi.
İbrahim, kendi yığınından bir çuval doldurup düşer yola.
O gidince, Halil düşünür bu defa:
Der ki:
Çok şükür, ben evliyim, kurulu bir düzenim de var.
Ama kardeşim bekâr.
O daha çalışıp, para biriktirecek. Ev kurup evlenecek.
Böyle düşünerek,
Kendi payından atar onunkine birkaç kürek.
Velhasıl, biri gittiğinde, öbürü, kendi payından atar onunkine.
Bu, böyle sürüp gider.
Ama birbirlerinden habersizdirler.
Nihayet akşam olur.
Karanlık basar.
Görürler ki, bitmiyor buğdaylar.
Hatta azalmıyor bile.
Hak teala bu hali çok beğenir.
Buğdaylarına bir bereket verir, bir bereket verir ki...
Günlerce taşırlar iki kardeş, bitiremezler.
şaşırırlar bu işe ...
Aksine çoğalır buğdayları.
Dolar taşar ambarları. 
Buna Halil İbrahim bereketi deniliyormuş. Yaşamınızın Halil İbrahim bereketi ile geçmesi dileğiyle.

Kalp durur... Mevlana


Thursday, April 25, 2013

Kuzumla beraber Posta Gazetesi için hastanenin dış mekan fotoğrafını çektik

 
Posta Gazetesi'nin 30 Nisan'da çıkaracağı 'Akdeniz'in Yıldızları' özel eki için basın sorumlusu olarak görev yaptığım Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nin dış mekan çekimlerini yaptım. 
 
 Bu şirinlikte bana yardım etti... Kendisine ağır gelmesine rağmen annesine yardım etmek istediği için bu ağır çantayı Antalya'nın sıcağında taşıdı.
 Hiç adeti olmadığı halde 'Anne benimde burada fotoğrafımı çeker misin?" diyince bu kareler ortaya çıktı.. Maaşallah diyelimmm lütfennnn


Sigarayı bırakmak yavru bir kedi için bile çok zor ...

Bu minik kedicik de sigaranın esiri olmuş :)))

Wednesday, April 24, 2013

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde çocuklar için kutlama



Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nden tedavi alan çocuklar için 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle etkinlik düzenlendi. Çocuklar kendileri için düzenlenen müzik dinletisi ve animasyon gösterileri ile hastalıklarını kısa süreliğine de olsa unutma fırsatı buldu.

Kutlamanın geleneksel hale geldiğini bildiren Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gayaz Akçurin, çocukların hastalıklarını önemsediklerini kaydetti. Prof. Dr. Akçurin, çocukların içinde bulundukları durumu bir süreliğine unutturmak ve Dünyada çocuklar için bayram ilan eden tek ülke olmanın ayrıcalığını yaşatmak amacıyla bu etkinlikleri düzenlediklerini kaydetti. Prof. Dr. Akçurin, etkinliğe katılımın sağlanması nedeniyle kutlamanın bir gün gecikmeli olarak gerçekleştiğini bildirdi. Prof. Dr. Akçurin, “Gecikmeli de olsa 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlamış olduk.” dedi.
Etkinliğin düzenlenmesinde katkı sağlayanlara da teşekkür eden Prof. Dr. Gayaz Akçurin, “Tüm anabilim dalımız öğretim üyelerimize, asistan, hemşire ve diğer çalışanlarımız bu etkinliğin düzenlenmesinde emek verdiler. Ayrıca Genç Liderler ve Girişimciler Derneği, Bilim İlaç ve Dem İlaç’a desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum.“ açıklamasında bulundu.
                                                          


Bu da benim oğlum Berat Kayra ben bu haberi toparlayıp fotoğraflamaya çalışırken o da kendine oyunlar buldu. Malum okullar tatilde.

Friday, April 19, 2013

Yalanın iyisi kötüsü olur mu?


Korkuyorum..


Hastane telefonunun santrali çalınca bakın neler olmuş... Tebessüm etmek isterseniz okuyun...


Alloooo...


Bilgili uzaktakiler sana yakın olsun


Yalnızlığa dayanırım...


Karanlığın en koyu olduğu an...